• Hacı Bayramı Veli ve Emanetin Sırrı


    Hacı Bayramı Veli Hazretleri ülkemizde en çok tanınan evliyalar arasındadır. Ankara'da Türbesi bulunan bu mübarek zatı her yıl milyonlarca kişi ziyaret eder. Bu kadar büyük sevgi ve hürmete kavuşmasında elbette hikmetler var. Bu anlatacağımız olay buna örnek
    İşte o olay;

    Hacı Bayram-ı Velî’nin doğduğu Zülfadl (Sol-Fasol) köyünden bir genç askere çağrılmıştı. Yetim olan bu temiz genç, babasından kalma birkaç altınını, annesinden kalan hâtıra bilezik ve küpleri emânet edecek bir kimse bulamadı. Hepsini küçük bir çekmeceye koyup, Hacı Bayram-ı Velî’nin türbesine getirdi. Türbeyi ziyâret edip;

    Yâ hazret-i Hacı Bayram-ı Velî! Beni vatanî vazifemi yapmak için çağırdılar. Annemden ve babamdan kalma şu hâtıraları emânet edecek bir kimse bulamadım. Bu küçük çekmeceyi zâtı âlinize emânet bırakıyorum. Eğer askerden dönersem, gelir alırım. Şâyet dönemezsem, istediğiniz bir kimseye verebilirsiniz!” diye münâcaat etti.

    Sonra çekmeceyi sandukanın kenarına koyarak ayrıldı.

    Aradan yıllar geçti. Gencin askerliği bitti ve emânetini almak üzere Hacı Bayram-ı Velî’ye geldi. Ziyâretini yapıktan sonra, çekmeceyi koyduğu yerde buldu. Hiç dokunulmamıştı.

    Orada türbeyi bekleyen türbedâra;

    “Bu çekmece benimdir. Askere gitmeden önce emânet bırakmıştım. Şimdi alıyorum.” dedi.

    Türbedâr;

    “Tabi, alabilirsen al. Çünkü ben, bir defâsında bu çekmecenin yerini değiştirmek istedim. Fakat bütün uğraşmalarıma rağmen yerinden bile oynatamadım. Bunda bir hikmet olduğunu düşünerek, bir daha elimi bile sürmedim.”

    Genç, çekmecenin yanına gelip, Hacı Bayram-ı Velî’ye teşekkür etti ve emânetini alarak köyüne döndü. İşte Emanete nasıl davranılacağı konusunda bir fikrimiz olsun.

    Lütfen okuduktan sonra emanete riayete örnek için paylaşın

    Fotoğraf: 1 / 1