• Polislerin yaralarını saran hemşireden ağlatan paylaşım bakın neydi


    Sosyal medyada hızla paylaşılıyor... Yaralı polislerin tedavi gördüğü Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yaptığını belirten bir hemşirenin satırları gündeme oturdu, herkesi duygulandırdı. Hemşire gördüğü manzara karşısında insanlara öyle bir mesaj verdi ki
    Hainlerin yaptıklarının çirkin yüzü ve polislerin nasıl insanlar oldukları, nasıl bir vatan evladı, insanlara topluma nasıl büyük faydası olan kişiler olduklarını bu olayla bir kez daha gösterdi.

    İşte önce sağlık çalışanları arasında yayılan ve herkesi ağlatan o satırlar:

    “Dün gece 26 yaşında bacağı ve kaburgaları kırılmış vücudu yanık et ve barut kokan polis bir hastam, “Hemşire hanım çok ağrım var, dayanamıyorum bağırıyorum; diğer hastaları çok mu rahatsız ediyorum" dedi.
    Bu sözü duyduktan sonra hemşirenin kaasında öyle olaylar canlanmış ki, duygularına hakim olamıyor ve samimi düşüncelerini aktarmaya şöyle devam ediyor.

    O durumda bile hala kendini değil, diğer insanları düşünüyordu.

    Ara ara arkadaşlarının durumunu ve şehit sayısını soruyordu.

    İsyan etmiyordu, özel ilgi istemiyordu, söylediklerimize harfiyen uyuyordu.

    Yakınları da ortalığı yakıp yıkmıyor üstümüze yürümüyorlardı, yoğun bakımın kapısında metanetle bekliyorlardı.
    İşte hainlerin şehit etmeye çalıştığı insanların tavırları ve insanlığa faydalı kişiler olduklarını gsteren hareketler. Hemşire bu olayı gördükten sonra şu düşüncelerini ilave ediyor.
    Sadece o değil dün gece baktığım ve konuşabilecek durumda olan bütün hastaların tutumu böyleydi.
    Hemşireler bir o hastaya bir diğerine koşturuyor, onları hayatta tutabilmek için büyük mücadele veriyorlardı. Yorgunluk nedir bilmeden, uykusuzluk nedir bilmeden.
    Tek düşünceleri vardı, bu aslan parçalarını hayata bağlayabilmek. Hem titiz davranıyorlar, hemde duygularına hakim olamadan bir yandan ağğlayarak bu görevlerini yerine getirmeye devam ediyorlardı.
    Hemşire konuşmasını şöyle sürdürüyordu,
    Çoğumuz gözyaşlarımızı tutamadan çalıştık bütün gece.

    Televizyondan izlemek gibi değil orda olmak, çiçeği burnunda gençlerin ellerinizin arasından kayıp gitmelerini izlemek, yaşasalar bile sakat kalacaklarını bilerek yaralarını sarmak.
    Bizler ekran karşısında izlerken belki içimiz sızlıyor ama, hafif kalıyordu onların gördükleri karşısında bizimkiler. Çünkü olayı birebir yaşamak ayrı bir duygu idi.
    Hemşire o anı yaşayan ve hayatının en zor görevlerinden birini yapıyordu. Elleri arasından bir bir kayıp giden gençleri görünce kendine hakim olamıyordu.
    Devam ediyor,
    Televizyondaki birer sayıdan ibaret değil onlar, hepsinin bir hikayesi ve ellerinden alınmış bir gelecekleri var.

    Nasıl kıydınız onlara!!!

    Nasıl vicdanınız el verdi!!!

    Nasıl hesabını vereceksiniz bu gencecik vatan evlatlarının!!!"

    Bu sözlerden sonra insanın boğaına kelimeler düğümleniyor. İnsan söyleyecek söz ve takat bulamıyor.
    Yine alçaklar alçaklığını gösterdi. Onlar uçtular cennete, hainlik yapanları azabı bıl cehennem bekliyor!

    Özlem Şeko / Şişli Hamidiye Etfal E. A. Hastanesi”
    İstanbul Dolmabahçe'de bulunan Vodafone Arena Stadı yakınlarında Cumartesi akşamı düzenlenen iki ayrı bombalı saldırıda, 36'sı emniyet mensubu, sekizi sivil en az 44 kişi hayatını kaybetti. Saldırıyı Kürdistan Özgürlük Şahinleri TAK örgütü üstlendi.
    Beşiktaş ile Bursaspor arasında Cumartesi akşamı yapılan lig maçının ardından karşılaşmanın oynandığı Vodafone Arena Stadı yakınlarında 45 saniye arayla iki patlama meydana geldi. Patlamalardan ilki TSİ 22.29'da yaşandı ve stadın güney tarafındaki ana cadde üzerinde bomba yüklü bir araçla gerçekleştirildi.
    İkincisi ise Maçka Parkında toplanan maçta görevli çevik kuvvet polislerinin arasına girmeye çalışan bir intihar bombacısının üzerindeki patlayıcı düzeneği patlatmasıyla yaşandı.

    Fotoğraf: 1 / 1